Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
hüsne karalar

Milli Edebiyat Dönemi Nedir


Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Milli edebiyat dönemi edebiyat tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Milli edebiyat döneminin başlıca özellikleri aşağıda listenmiştir.

Milli Edebiyat Döneminin Özellikleri

1911'de Selanik'te çıkan Genç Kalemler dergisi etrafında kuruldu.
Eserlerinde ulusal kaynaklara yöneldiler ve Anadolu'ya açıldılar.
Eserlerinde yerli hayatı yansıtma, halkın yaşantısını dile getirmeyi tercih ettiler.
Tiyatro yeniden canlılık kazandı.
Realizm akımına bağlı eserler ver­diler.
Halk edebiyatı şiir biçimlerine yöneldiler.
Şiirde hece ölçüsü kullandılar.
Dilde birlik ve sadeleşmeyi savunan Yeni Lisan hareketini başlattılar.
İstanbul Türkçesini edebiyat dili olarak kabul ettiler.

Dönemin Başlıca Sanatçıları

Ziya Gökalp (1876 - 1924)


Sosyoloji ve Türkçülük alanındaki çalışmalarıyla ünlendi. Milli Edebiyat akı­mının kurucularındandır. Sanatı, düşüncelerini yaymak için bir araç olarak kabul etti. Şiirlerinde Milli Edebiyat akımına bağlı kaldı. Destan ve masal türlerinde eserler verdi. "Türkçeleşmiş Türkçedir" ilkesini benimsedi.

Fuat Köprülü (1890 - 1966)

Edebiyat tarihi ve tarih araştırmacısıdır. Türk edebiyatını dönemlere ayıran, bilimsel yöntemlerle inceleyen ilk araştırmacıdır.

Mehmet Emin Yurdakul (1869 - 1944)

Türk edebiyatında "Milliyetçilik" akımının ilk temsilcisi sayılır. Halkın yaşamını halkın diliyle dile getirdi. Ulusal duygular, kahramanlık ve öğreticilik öğelerini öne çıkardı. Halk edebiyatı şiir biçimlerinde yenilikler yaptı.

Ömer Seyfettin (1884 - 1920)

Mili Edebiyatı akımını başlattı. Edebiyata şiirle başladı ama öykü alanında ün yaptı. Konularını günlük yaşam­dan, anılarından, tarihten seçti ve gözleme dayalı eserler verdi. Kahramanlarını toplumun her kesiminden seçti. Olay öyküsünün edebiyatımızdaki ilk örneklerini verdi. Sade ve süssüz bir anlatımı tercih etti. Eserlerinde sade­ce İstanbul'dan değil, yurdun her köşesinden bahsetti. Çoğu öyküsünde mizahi üslup kullandı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889 - 1974)

Roman, hikâye, deneme, mensur şiir, makale ve anı yazarıdır. Edebiyata Fecr-i Ati Topluluğunda başladı ve Milli Edebiyata geçti. Sağlam bir gözlemciliğin besledi­ği realizmin ağır bastığı gerçekçi bir edebiyat anlayışını benimsedi. İlk eserlerindeki mistik hava Milli Mücadele yıllarında yerini Anadolu'ya ve Anadolu insanına bıraktı. Tanzimattan Cumhuriyet'e Türk toplumun geçirdiği tarihsel aşamaları anlatan romanlar yazdı. Toplumsal kurumlardaki yozlaşmaları, kuşaklar arası çatışmaları, halk-aydın çelişkisini işledi. Ağır ve sanatlı bir dil kullandı. Teknik bakım­dan sağlam eserlerinde titiz bir üslup kullandı. Karakterleri başarıyla canlandırdı. Titiz bir üslûpçudur. Anıları yakın tarihimiz açısından önemlidir.

Reşat Nuri Güntekin (1889 - 1956)

Roman, hikâye, tiyatro ve gezi yazısı yazarıdır. Öğretmen ve müfettiş olarak Anadolu'da uzun yıllar gezdi. Eserlerinde toplumsal olaylar ve duygu­sal yönler ağır basar. Anadolu'yu en canlı ve gerçekçi anlatan edebiyatçımızdır. Anadolu yaşamını ve Anadolu insanının psikolojisini, batıl inançları, yanlış batılılaşmayı, insanımızın bilime ve eğitime ihtiyacını işledi. Tiyatro alanında da başarılı eserler verdi. Eserlerinde yalın ve içten bir konuşma dili kullandı. Mizahi yazıları da vardır.

Halide Edip Adıvar (1884 - 1964)

Romancı ve hikâyecidir. Sultanahmet Mitingi'nde yaptığı konuşma ünlüdür. İlk romanlarında özellikle kadın merkezli birey­sel konuları işledi. Kurtuluş Savaşı yıllarında yazdığı romanlarda gerçekçi bir yaklaşımla toplum­sal konuları ele aldı. Çocukluk hatıraları ve aşk konularını işledi. Daha sonra töre romanları yazdı. Romanlarının ortak özelliği, sevgi üzerine kurulu, başarılı ruh çözümlemeleri içeren ve gözleme dayalı eserler olmalarıdır. Dili kullanmakta başarılı değildir. Romanlarının çoğunda kadın kahramanlara yer verdi.

Refik Halit Karay (1888 - 1965)

Romancı, öykücü ve gazetecidir. Fecr-i Ati'de başladığı edebiyat hayatını Milli Edebiyat anlayışıyla sürdürdü. "Kirpi" takma adıyla mizah yazıları yazdı. Anadolu yaşamını anlatan "Memleket Hikayeleri" ile sürgünde kaldığı sürede yazdığı "Gurbet Hikayeleri" adlı öykü kitaplarıyla ünlüdür. Güçlü bir gözlemcidir ve toplumsal aksaklıkları dile getirmekten kaçınmadı. Başarılı ruh tahlilleri içeren olay öyküleri yazdı. Açık ve pürüzsüz, bir konuşma dili kullandı.

Ali Canip Yöntem (1887 - 1967)

Fecr-i Ati topluluğundan Milli Edebiyata geçti. Milli Edebiyat akımının kurucularındandır. Şairliğinden çok edebiyat araştırmaları ve okul kitapları ile tanındı.

Rıza Tevfik Bölükbaşı (1869 - 1949)

Felsefeci, şair ve devlet adamıdır. Hece ölçüsüyle yazdığı lirik ve içten şiirleri yanında felsefe yazıları da yazdı.

Dönemin Bağımsız Sanatçıları

Mehmet Akif Ersoy (1873 - 1936)


İstiklal Marşımızın şairidir. Aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulayan şairlerimizdendir. Güçlü gözlemciliği ile savaş yıllarının sıkıntılarını başarılı bir şekilde dile getirdi. Manzum hikayeleri ile ünlendi. Şiirle-rinde sanat, bilim, eğitim, çalışma, kalkınma, ahlak ve din konularını işledi, Türkçülük hare­ketine karşı çıktı ve İslam birliğini savundu. Eserlerinde konuşma dilini bütün canlılığıyla kullandı. Destansı anlatımda da başarılıdır. Sanatı, düşünceleri açıklamak için bir araç olarak kabul etti.

Yahya Kemal Beyatlı (1884 - 1958)

Bir şiiri dışında (Ok) tüm şiirlerini aruzla yazdı. Şiirde biçim güzelliğine, ahenk ve musikiye önem verdi. Eski ile yeniyi birleştirerek şiirde yeni biçimler kurdu. Fransız şairlerinden etki­lendi. Şiirlerinde ölüm, aşk, tabiat, kahramanlık, ölüm, sonsuzluk gibi konular yanında tarih bilinci ve İstanbul sevgisi önemli yer tutar.

Milli Edebiyat Dönemi Resimleri

  • 4
    Milli Edebiyat Dönemi Yazar Tablosu 5 ay önce

    Milli Edebiyat Dönemi Yazar Tablosu

  • 3
    Milli Edebiyat Dönemi Kavram Haritası 5 ay önce

    Milli Edebiyat Dönemi Kavram Haritası

  • 2
    Milli Edebiyat Dönemi Kavram Bulmacası 5 ay önce

    Milli Edebiyat Dönemi Kavram Bulmacası

Milli Edebiyat Dönemi Sunumları

  • 2
    Önizleme: 5 ay önce

    Milli Edebiyat Dönemi Sunusu (Slayt / Pptx)

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ(1911-1923)style.visibilitystyle.visibility

    2. Sayfa
    1911 yılında Selanik’te çıkan Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan adlı makalesinin yayımlanmasıyla başlayan yeni bir dil hareketidir (Bu dil hareketi için 1908-1923 yılları arası dönemi referans alan bir tarihlendirme de söz konusudur, bu tarihlendirme dönemin iki siyasî olay -II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet ilanı- arasında oluştuğunu varsayar). Sade Türkçenin bir dava olarak ele alınması ilk kez bu dergide ortaya konulmuş ve “Millî Edebiyat” terimi ilk defa bu dergide kullanılmıştır. Bu dönem sanatçılarının şiir anlayışıyla, Fecr-i Ati topluluğunun şiir anlayışı birbirinden pek farklı değildir. "Şiir vicdani bir keyfiyettir" düşüncesinde olan şairleri bireysel konuları işlerler. Daha sonra 1917yılında yaptıkları bir toplantıda, hece ölçüsünü kullanma, günlük konuşma diliyle yazma noktasında birleşen şairlerin, içerik konusunda her birinin ayrı bir yaklaşımda olduğu gözlenir. Bu dönem sanatçıları Divan edebiyatını, Doğu edebiyatının; sonrasını ise Batı edebiyatınIn taklitçisi olmakla suçlarlar.style.visibility

    3. Sayfa
    Şiirde daha çok bireysel konulara yönelen bu dönem sanatçıları, roman ve öyküde sosyal meselelere eğilmişler; Milliyetçilİk düşüncesi, Kurtuluş Savaşı gibi konuları ele almışlardır. Konuların İstanbUl dışına çıkarılması da bu dönemin belirgin özelliklerindendir. Ayrıca “aşk” bu dönem roman ve hikâyesinin en önemli teması olarak dikkat çeker.style.visibility

    4. Sayfa
    Dil sadeleşmiştir.Aruzun yanında hece ölçüsü de kullanılmıştır.İlk defa bu dönemdeki eserlerde İstanbul dışına çıkılmış ve sanatçılar Anadolu'ya açılmıştır.Halk edebiyatının kurallarını benimsemiş, Millî unsurlara dönmek amaçlanmış, Öztürkçe felsefesi güdülmüştür. Bu nedenlerle Cumhuriyet Edebiyatı'na hazırlık aşaması olarak görülebilir. Özellikleristyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    5. Sayfa
    Döneminin dil anlayışıDil sadeleşmiştir.Konuşma dili olarak İstanbul Türkçesi benimsenmiş, yazı dili ile konuşma dili arasındaki fark kalkmıştır.Türk dilinin kuralları belirlenmiş, Arapça ve Farsça'dan gelen tamlamalar yerine Türkçe tamlamalar kullanılmış.Türkiye Türkçesine diğer Türk lehçelerinden sözcük alınmamalıdır görüşü savunulmuştur.Terimler bilimle ilgili olduğu için aynen kullanılmalıdır görüşüne vurgu yapılmıştır.Türkçülük akımı önem kazanmıştır.style.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    6. Sayfa
    Dönemin sanatçılarıstyle.visibilitystyle.visibility

    7. Sayfa
    Ömer Seyfettin (1884-1920)Millî Edebiyat hareketinin önderlerinden olan sanatçı daha çok hikâyeleriyle tanınmıştır. Yeni Lisan makalesinde ortaya koyduğu görüşlerini, hikâyelerinde uygulamaya çalışmış ve başarılı olmuştur. Dilimizin sadeleşmesinde önemli yeri olan Ömer Seyfettin; anılarından, tarihteki kahramanlıklardan ve günlük yaşayışlardan yararlanarak, gücünü çekici anlatımından, olaylardan alan, çoğunlukla beklenmedik sonuçlarla biten hikâyeleriyle edebiyatımızda önemli bir yer tutar. Hikayeciliği meslek haline getirmiştir. HikayelerindeMaupassant tarzı olarak da bilinen olay ağırlıklı konular işlemiştir. Kısa hayatına karşılık, birçok eser vermiştir.style.visibilitystyle.visibility

    8. Sayfa
    Ömer Seyfettin (1884-1920)Bazı eserleri:Hikâye: İlk Düşen Ak, Yüksek Ökçeler, Bomba, Gizli Mabet, Asılzadeler, Bahar ve Kelebekler, Beyaz Lale, Yalnız Efe,Kurumuş Ağaçlarstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    9. Sayfa
    Ziya Gökalp (1876-1924)Şiiri, düşüncelerini halka yaymak için bir araç olarak kabul eden sanatçı, bu türde sanatsal yönden güçlü ürünler vermemiştir. Daha çok Türkçülük düşüncesini sistemleştiren bir düşünür ve sosyolog olarak tanınmıştır. Önceleri, bütün dünya Türklerini bir bayrak altında toplamayı amaçlayan Turancılık görüşüne bağlıyken, sonraları “Türkiye Türkçülüğü” düşüncesine yönelmiştir. Günlük konuşma diliyle yazı dilinin birleştirilmesi gerektiğine inanan sanatçı, eserlerinde bunu başarıyla uygular. Şiirlerinde hece ölçüsünü kullanan sanatçı, -Turan adlı şiiri hariç- konu olarak daha çok eski Türk tarihine, İslamiyet öncesi dönemlere yönelir. Ayrıca yurt, millet, ahlâk, din ve uygarlık gibi konuları da eğitici bir yaklaşımla ele alır.style.visibilitystyle.visibility

    10. Sayfa
    Ziya Gökalp (1876-1924)Bazı eserleri:Şiir: Kızıl Elma, Altın Işık, Yeni HayatNesir: Türkçülüğün Esasları, Türk Medeniyeti Tarihi, Malta Mektupları ve Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmakstyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    11. Sayfa
    Mehmet Emin Yurdakul (1869-1944)Servet-i Fünun döneminde eserler vermeye başlamıştır. O dönem çok kullanılan Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarına karşın kendisi Türkçülük akımını yaymaya çalışmış; bu yönde eserler vermiştir. Türk edebiyatında açık bir Türkçülüğü ilk defa bir sanat ideali haline getiren Türk şairidir. Milliyetçi kimliği ile Milli edebiyatın bayrağı simgesindedir. Hece ölçüsünü aruz ölçüsüne tercih etmiş, sanatı; ülküsünü ve fikirlerini anlatmakta bir araç olarak kullanmış, her şeyi vatanın yükselmesi uğrunda kullanabileceğini söylemiştir. Eserlerinde coşku, kahramanlık, vatan sevgisi ve öğreticilik bulunur.style.visibilitystyle.visibility

    12. Sayfa
    Mehmet Emin Yurdakul (1869-1944)Bazı eserleri:Türk Sazı, Ey Türk Uyan, Tan Sesleri, Mustafa Kemal, Zafer Yolunda, Ordunun Destanı, Ankarastyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    13. Sayfa
    Refik Halit Karay (1888-1965)Millî Edebiyat ve Cumhuriyet döneminin en ünlü öykü ve roman yazarlarındandır. Önce Fecr-i Ati edebiyatına 1917’den sonra ise Millî Edebiyat'a katılır. Kurtuluş Savaşı’na karşı yazılarından dolayı tutuklanacağı zaman Halep’e kaçar. Çıkarılan bir af üzerine 1938’de Türkiye’ye döner. Güçlü bir gözlemci olan yazar, betimlemelerinde de nesneldir. Realist bir anlayışa sahip olan yazarın sade bir dili ve yalın bir anlatımı vardır. Mizah ve eleştiri onun yapıtlarının ayrılmaz unsurlarıdır. "Kirpi" lakaplı yazar, öykü ve romandan başka, anı, deneme, fıkra ve tiyatro türlerinde de eserler vermiştir.style.visibilitystyle.visibility

    14. Sayfa
    Refik Halit Karay (1888-1965)Bazı eserleri:Öykü: Memleket Hikayeleri, Gurbet HikayeleriRoman: Sürgün, Nilgün, Çete, Kadınlar Tekkesi, Bugünün Saraylısı, İstanbul’un İç Yüzü, AnahtarMizah ve Hiciv: Deli, Sakın Aldanma İnanma Kanma, Kirpinin Dedikleristyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    15. Sayfa
    Halide Edip Adıvar (1884-1964)Daha çok İngiliz Edebiyatı'ndaki romanlardan etkilenen sanatçının eserlerini; kadın psikolojisine eğildiği romanları (Seviye Talip, Raik’in Annesi, Handan), Kurtuluş Savaşı’nı anlattığı romanları (Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek) ve toplumsal konuları ele aldığı töre romanları (Sinekli Bakkal, Tatarcık, Sonsuz Panayır) olarak üç grupta toplayabiliriz. Yazın hayatına başlamadan önce hastanelerde müfettiş olarak çalışmıştır. Aydın Türk kadınını yaratmaya çalışmış, bu yönde çalışmaları olmuştur. Eserlerinde de çağdaş Türk kadınından ve kadın psikolojisinden kesitler sunar. Kurtuluş Savaşı dönemlerinde milli irade eksenli ve cehaleti yenmek gerektiği üzerine eserler vermiştir.style.visibilitystyle.visibility

    16. Sayfa
    Halide Edip Adıvar (1884-1964)Bazı diğer eserleri:Roman: Yeni Turan, Kalp Ağrısı, Zeyno’nun Oğlu,Ateşten GömlekAnı: Türk’ün Ateşle İmtihanı, Mor Salkımlı EvHikaye: Harap Mabetler, Dağa Çıkan Kurt, Kubbede Kalan Hoş Sadastyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    17. Sayfa
    Reşat Nuri Güntekin (1889-1956)Realist bir anlayışa sahip olan yazar, Millî Eğitim müfettişliği görevi ile Anadolu’yu dolaşmış, buradaki yaşamı gözlemlemiş, bu gözlemlerini yalın bir dil ve anlatımla eserlerinde dile getirmiştir. Romanlarında yoğun bir Anadolu atmosferi vardır. Bu atmosfer içinde yurt ve toplum gerçeklerini, töreden kaynaklanan doğru ya da yanlış inanışları ele alır. Bu konular; öykülerinde, mizah unsuruyla da berleştirilerek verilir. Yazar ilk kez, duygulsal bir aşkı dile getirdiği ve birçok yönleriyle Anadolu’yu anlattığı Çalıkuşu romanıyla adını duyurmuştur.style.visibilitystyle.visibility

    18. Sayfa
    Reşat Nuri Güntekin (1889-1956)Bazı eserleri:Roman: Çalıkuşu, Damga, Yeşil Gece, Yaprak Dökümü, Bir Kadın Düşmanı, Miskinler Tekkesi, Kan DavasıÖykü: Tanrı Misafiri, Leyla ile Mecnun, Olağan İşlerOyun: Hançer, Hülleci, Tanrı Dağı ZiyafetiGezi yazısı: Anadolu Notlarıstyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    19. Sayfa
    Mehmet Fuat Köprülü (1890-1966)Türk Edebiyatı araştırmalarını sistemleştiren ve edebiyat tarihçisi olarak ün kazanan sanatçının eserleri de bu yoldadır. Bugün bilinen birçok şair, yazarın yoğun araştırmaları sonucunda ortaya çıkmıştır.style.visibilitystyle.visibility

    20. Sayfa
    Mehmet Fuat Köprülü (1890-1966)Bazı eserleri:Türk Edebiyat Tarihi, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvuflar, Divan Edebiyatı Antolojisi, Türk Saz Şairleri Antolojisistyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    21. Sayfa
    yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974)Romanlarında kusursuz bir anlatım ve sağlam tekniği ile dikkat çeken sanatçı, tarihi ve sosyal olaylardan herbirini bir romanına konu edinerek, Tanzimat dönemi ile AtatürkTürkiyesi arasındaki dönem ve kuşakların geçirdikleri sosyal değişiklik ve bunalımları yaşayış ve görüş ayrılıklarını işlemiş, düşünce ve teze dayalı özlü yapıtlar vermiştir.style.visibilitystyle.visibility

    22. Sayfa
    yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974)Bazı eserleri ve içerikleri:Hep O Şarkı - Abdülaziz döneminin yaşamıBir Sürgün - II. Abdülhamit’in baskılı yönetimiyle savaşmak için Fransa’ya kaçan Jön TürklerHüküm Gecesi - 31 Mart Olayı’ndan sonra iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki Cemiyeti ile muhalefet arasındaki siyasi çekişmeKiralik Konak - Tanzimat’tan I. Dünya Savaşı’na kadar yetişen üç kuşaktaki görüş ayrılığıSodom ve Gomore - Mütareke döneminde, işgal altındaki İstanbul’da ortaya çıkan ahlâki çöküntüYaban - Kurtuluş Savaşı yıllanrındaki bir Anadolu köyüAnkara - Yeni başkentin üç dönemiPanorama I, II - Cumhuriyet döneminin 1952’ye kadarki durumustyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

    23. Sayfa
    yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974)Bazı diğer eserleri:Anı: Zoraki Diplomat, Politikada 45 Yıl, Vatan Yolunda, Gençlik ve Edebiyat HatıralarıMonografi: Ahmet Haşim, AtatürkMensur şiir: Erenlerin Bağından, Okun UcundanHikâye: Bir Serencam, Rahmet, Milli Savaş HikayeleriTiyatro: Nirvana, Veda, Sağanak, MağaraMakale: İzmir’den Bursa’ya, Ergenekon, Kadınlık ve Kadınlarımızstyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    24. Sayfa
    Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958)Belirli bir topluluğa katılmamış özgür bir şairdir, her dönemde örnek şiirleri vardır. Neoklasik eğilimli yazarın kendine özgü farklı bir anlayışı vardır. İstanbul şairi olarak tanınır.Osmanlı İmparatorluğunun geçmişteki parlak günlerine büyük bir özlem duyar. Eserlerinde İstanbul, tarih, yurt sevgisi, aşk, ölüm ve sonsuzluk konularını işlemiştir. Divan şiirinin özünü anlatma çabası içinde olan sanatçı, eski şiirin ölçü, uyak ve ahenk unsurunu ön planda tutmuştur. Bu açıdan eserlerinde malzeme eski, şiir ise yenidir denilebilir. Şiirlerinde aşırı titiz olmasından dolayı yazarın bütün eserleri ölümünden sonra kitaplaştırılmıştır.style.visibilitystyle.visibility

    25. Sayfa
    Yahya Kemal Beyatlı (1884-1958)Bazı eserleri:Şiir: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgarıyla, Rübailer dersimiz.comNesir: Aziz İstanbul, Eğil Dağlar, Siyasî ve Edebî Portreler, Siyasî Hikayeler, Edebiyata Dairstyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibility

    26. Sayfa
    Beş HececilerBu şairler; 1917'de Selanik’te Genç Kalemler dergisi ile başlayan Millî Edebiyat akımının ilklerine bağlı olarak, halk şiirimizin özelliklerinden, yerli kaynaklarımızdan yararlanarak, şiirimizin aruzdan heceye geçişinde önemli rol oynamışlardır. Şiirlerinde Anadolu manzaralarını ve Anadolu yaşayışını coşkulu bir dille işlemişlerdir. Hece ölçüsünün genellikle 11’li ve 14’lü kalıbını kullanmışlardır. Eserlerinde konuşma dilini kullanan bu yazarlar daha sonraları, yeni biçimler arayarak oldukça uzun şiirler de yazmışlardır.Hecenin beş şairi olarak bilinen şairlerimiz şunlardır:Faruk Nafiz ÇamlıbelEnis Behiç KoryürekHalit Fahri OzansoyOrhan Seyfi OrhonYusuf Ziya Ortaçstyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilityppt_xppt_y

    27. Sayfa
    raporHazırlayan:Ahmet CELAL 11-B/108Araklı Anadolu Lisesistyle.visibilityppt_xppt_ystyle.visibilitystyle.visibilitystyle.visibility

  • 1
    Önizleme: 5 ay önce

    Milli edebiyat dönemi hakkında daha önce çıkmış sorular ve çözümleri

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    MİLLİ EDEBİYAT ÇIKMIŞ SORULARstyle.visibilityppt_wppt_hstyle.visibilityppt_wppt_h

    2. Sayfa
    1. “1911 yılında o zaman bizim olan Selanik’te Ömer Seyfettin ve Ali Canip’in çıkardıkları Genç Kalemler dergisinin edebiyat tarihimizde büyük bir önemi vardır.” Bu derginin edebiyat tarihimizdeki önemi nereden kaynaklanmaktadır? (1982/ÖSYS)A) Yazarlarının, sanatta “toplumculuk” fikrini savunmasındanB) “Sade Türkçe”nin bir dava olarak ilk kez bu dergide ele alınmış olmasındanC) Milli edebiyat döneminin ilk yayın organı olmasındanD) Ömer Seyfettin’in sade Türkçe ile yazdığı hika­yelerinin yayımlandığı bir dergi olmasındanE) Bugünkü ulusal sınırlarımız dışında ya­yımlanan Türkçe, edebi ve bilimsel bir dergi olmasındanDOĞRU CEVAP: Bstyle.visibilityppt_wppt_hppt_xppt_y

    3. Sayfa
    2. Kurtuluş Savaşı döneminin havasını yansı­tan romanlarımızdan üçü, aşağıdakilerden hangisinde bir araya getirilmiştir? (1978/ÖSYS)A) Vurup Kahpeye, Sinekli Bakkal, Kiralık KonakB) Ateşten Gömlek, Ankara, Sinekli BakkalC) Yaban, Sodom ve Gomore, Akşam GüneşiD) Vurun Kahpeye, Yaban, Ateşten GömlekE) Yaban, Çalıkuşu, Ankara DOĞRU CEVAP: Dstyle.visibilitystyle.rotationppt_wppt_wppt_hppt_xppt_yppt_y

    4. Sayfa
    3. Arapça, Farsça terkiplerinin hiç lüzumu yoktur. Bunlar ancak süs içindir. Kimin gösterecek, teşhir edecek fikri yoksa onları çok kullanmıştı. Eğer terkipler terk olunursa tasfiyede büyük bir adım atmış olmaz mı?... Tabii insan, konuşulan lisandır. Bu parça, savunulan düşünce, dil ve an­latım özellikleri yönünden aşağıdaki zaman dilimlerinden hangisinde yazılmış olabilir? (1978/ÖSYS)A) 1908 – 1923 B) 1861 – 1895C) 1896 – 1901 D) 1839 – 1860E) 1940 – 1960DOĞRU CEVAP : Astyle.visibility

    5. Sayfa
    4. “Tarihi ve sosyal olaylardan her birini bir roma­nına konu edinerek, Tanzimat dönemiyle Ata­türk Türkiyesi arasındaki dönem ve kuşakların geçirdikleri sosyal değişiklik ve bunalımları, yaşayış ve görüş ayrımlarını işledi; düşünce ve teze dayanan özlü yapıtlar verdi.” Yukarıda sözü edilen yazarımız, aşağıdaki­lerden hangisidir? (1979/ÖSYS)A) Yakup Kadri KaraosmanoğluB) Halit Ziya UşaklıgilC) Mehmet RaufD) Hüseyin Rahmi Gürpınar E) Hüseyin Cahit YalçınDOĞRU CEVAP: Astyle.visibilityppt_xppt_y

    6. Sayfa
    5. “Yıkılmış değerleri düzeltmek, eski görüşe dönmek değildir. Eski görüşün kurduğu biçimler, yeni görüşün malı olur. ... anlayışına dönmemiştir; Avrupa’da Rönesans’ın, antik anlayışa dönmediği gibi.” Bu parçada, düşüncenin akışına göre, boş bırakılan yere hangi adlar dizisi gelmelidir? (1981/ÖSYS)A) Namık Kemal, Divan edebiyatıB) Cenap Şehabettin, Tanzimat edebiyatıC) Yahya Kemal, Divan edebiyatıD) Tevfik Fikret, Namık KemalE) Ahmet Haşim, Cenap ŞehabettinDOĞRU CEVAP: Cstyle.visibility

    7. Sayfa
    6. Aşağıdakilerden hangisi, “Milli Edebiyat akımı”nı belirleye özelliklerden biri değildir? (1975/ÖSYS)A) Anlatımda gerçekçilikten kaçınmaB) Hece veznini kullanmaC) Halk edebiyatından yararlanmaD) Memleket hayatını yansıtmaE) Dilde sadeleşmeye gitmeDOĞRU CEVAP: Astyle.visibility

    8. Sayfa
    7. Şiirlerinde sonsuzluğa ulaşma duygusu, ölüm kaygısı, aşk ve lirizm başlıca temalar olarak görülür. Eski şiiri günümüzde de yaşatmış bir şairdir. İstanbul’un doğa güzelliklerini yansıtan bir şair olarak tanınmıştır. Divan şiirini çağdaş bir yorumla veren şiirleri de vardır. Yukarıda sözü edilen şair kimdir? (1988/ÖSYS)A) Yahya Kemal BeyatlıB) Ahmet HaşimC) Faruk Nafiz ÇamlıbelD) Ahmet Hamdi TanpınarE) Cahit Sıtkı TarancıDOĞRU CEVAP: Astyle.visibility

    9. Sayfa
    8. Tanzimat’tan Cumhuriyet sonrasına uzanan bir zaman diliminin romanına konu edinmiştir. Büyük değişimlerin ve bunalımların yer aldığı bu zaman dilimi içinde, kuşaklar arasındaki görüş farklılıklarını ve çatışmaları, halk–aydın çelişkisini işlemiştir. Öyle ki tarihsel ve sosyal olayları yansıttığı romanları birbirini bütünleyen bir zincirleniş içinde, çağdaş, siyasal ve sosyal tarihimizin panoramasını vermektedir. Bu yargılarla değerlendirilen yazar, aşağıdakilerden hangisidir? (1989/ÖSYS)A) Refik Halit KarayB) Hüseyin Rahmi Gürpınar C) Reşat Nuri GüntekinD) Yakup Kadri KaraosmanoğluE) Halide Edip AdıvarDOĞRU CEVAP : Dstyle.visibility

    10. Sayfa
    9. Dilde sadeleşme hareketi, “Yeni Lisan” adıyla aşağıdaki edebiyat dönemlerinin hangisinde yer almıştır? (1990/ÖSYS)A) TanzimatB) Servet-i FünûnC) Fecr-i ÂtiD) Milli EdebiyatE) Cumhuriyet DOĞRU CEVAP: D style.visibilityppt_xxshearppt_x

    11. Sayfa
    10. Aşağıdakilerden hangisi, M. Emin Yurdakul, Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin’in ortak özelliğidir? (1991/ÖSYS)A) Fecr-i Âti topluluğuna dahil olmalarıB) Genç Kalemler hareketinin başında bulun­malarıC) Hem nesir hem de nazım alanında eser vermeleriD) Fikir adamı kişiliklerinin, sanatçı kişilikle­rinden güçlü olmasıE) Türkçülük akımının öncüleri sayılmalarıDOĞRU CEVAP: Estyle.visibilitystyle.rotationppt_xppt_y

    12. Sayfa
    11. Yazar, eserde Karagöz ve Ortaoyunu hakkında oldukça ayrıntılı bilgi verirken çocukluğunda gittiği bu oyunlardan edindiği izlenimlerden yararlandığını şöyle anlatıyor: “Ramazan gecelerinde Ahmet Ağa, beni Karagöz ve Ortaoyunu izlemeye götürüyordu. Kız, erkek alay alay çocuk, hatta büyükler kahvenin bahçesine dolardı. İlkin “Soytarının Kızı’ adıyla ve İngilizce olarak basılan eserimdeki Kız Tevfik tipi, bu akşamların bende bıraktığı izlenimlerden çok şey almıştır.” Bu paragrafta sözü edilen yazar ve eseri aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir? (1993/ÖSYS)A) Peyami Safa – Dokuzuncu Hariciye KoğuşuB) Reşat Nuri – Yaprak DökümüC) Halide Edip – Sinekli BakkalD) Reşat Nuri – ÇalıkuşuE) Halide Edip – TatarcıkDOĞRU CEVAP: Cstyle.visibilitystyle.rotationppt_wppt_wppt_hppt_xppt_yppt_y

    13. Sayfa
    12. Çağdaş Batı şiirleriyle eski Türk şiirinin bileşi­mini gerçekleştirerek aruz ölçüsünü, yaşayan Türkçeye uygulamış, geçmiş değerlere bağlı, kendine özgü bir şiir geliştirmiştir. Hece–aruz tartışmalarının en güzlü dönemlerinde, hece ölçüsünü küçümseyip, şiir için ölçünün esas değil, sadece bir araç olduğuna inanarak biri dışında bütün şiirlerini aruzla yazmıştır. Bu şair aşağıdakilerden hangisidir? (1993/ÖSYS)A) Muallim Naci B) Yahya KemalC) Ahmet Haşim D) Mehmet AkifE) Tevfik FikretDOĞRU CEVAP: Bstyle.visibilitystyle.rotationppt_hppt_w

    14. Sayfa
    13. Yazarın ilk romanıdır. Gerçekçi bir eserdi. Üç ayrı kuşak arasındaki görüş, duygu ve yaşayış ayrılıkları üzerinde durulur. Bu ayrılıklar yüzünden ailenin çözülüşü gösterilir. Hikaye ve roman edebiyatımızın geleneksel temaların­dan biri olan aşırı Batı hayranı züppe tipi, başarılı bir biçimde çizilir. Bu parçada sözü edilen eser ve yazar aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir? (1995/ÖSYS)A) Felatun Bey ile Rakım Efendi – Ahmet Mit­hat EfendiB) Kiralık Konak – Y. Kadri KaraosmanoğluC) Fahim Bey ve Biz – A. Şinasi HisarD) Şıpsevdi – H. Rahmi GürpınarE) Ayaşlı ve Kiracıları – Memduh Şevket EsendalDOĞRU CEVAP: Bstyle.visibilityppt_wppt_hppt_xppt_y

    15. Sayfa
    14. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, toplumumuzun Tanzimat’tan günümüze değin geçirdiği aşa­maları, çalkantıları romanlarında göstermeye çalışmıştır. Örneğin Hep O Şarkı’da Abdülaziz dönemini, Bir Sürgün’de II. Abdülhamit döne­mini ve Jön Türkler’i ... adlı romanıda Mütare­ke dönemi İstanbul’unun bozukluk ve çöküntü­lerini, ... adlı romanında Kurtuluş Savaşı yılarında aydın–halk ilişkilerini işlemiştir. Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (1996/ÖSYS)A) Panorama, YabanB) Nur Baba, AnkaraC) Hüküm Gecesi, Kiralık KonakD) Sodom ve Gomore, YabanE) Panorama – AnkaraDOĞRU CEVAP:Dstyle.visibilityppt_hppt_wppt_xppt_y

    16. Sayfa
    15. Temel düşünceleri, yazı dilini konuşma diline yaklaştırmaktı. Bu amaçla İstanbul ağzı örnek alındı. Tamlamalar sadeleştirildi; Türkçeleşmiş yabancı sözcüklere pek dokunulmadı. Bu yolla yepyeni, pırıl pırıl bir Türkçe doğdu. Böylece Osmanlıcadan ulusal dile bir geçiş sağlandı. Türk dilinde yukarıda sözü edilen yeniliği gerçekleştirenlere ne ad verilir? (1996/ÖSYS)A) TanzimatçılarB) Edebiyat-ı CedidecilerC) Genç KalemlerD) GaripçilerE) İkinci YenicilerDOĞRU CEVAP: Cstyle.visibilityppt_wppt_xppt_yr

    17. Sayfa
    HAZIRLAYAN:SEDA KALELİstyle.visibilitystyle.rotationppt_wppt_wppt_hppt_xppt_yppt_y

Milli Edebiyat Dönemi Videoları

  • 4
    5 ay önce

    Bu videoya açıklama eklenmemiş.

  • 2
    5 ay önce

    Milli Edebiyat Dönemi Konu Anlatımı Videosu

Milli Edebiyat Dönemi Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Milli Edebiyat Dönemi Ek Bilgileri

  • 0
    5 ay önce

    DİL VE ÜSLÛP
    "Genç Kalemler" dergisi yazarları, milli bir edebiyatın, dilin millileştirilmesiyle yaratılacağına inanmışlardı. 
    Edebiyatı Cedidecileri ve Fecr-i Aticileri, Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalan bir dili (Osmanlıca) kullandıkları gerekçesiyle suçladılar, "Yeni lisan" adını verdikleri davalarını gerçekleştirmeğe çalıştılar. Bu konudaki başlıca amaçları şunlardır:

    Arapça ve Farsça dilbilgisi kuralları ile bazı istisnalar dışında bu kurala göre yapılmış tamlamalar kullanılmamalıdır.
    Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçedeki kullanılışlarına göre değerlendirilmesi, bu dillere ait kelimelerin yerine mümkün olduğu kadar Türkçelerinin kullanılmasına dikkat edilmesi;
    Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe telaffuzlarına göre yazılması;
    Bilim dilinde kullanılan Arapça ve Farsça terimlerin kullanılmasına devam edilmesi;
    Öteki Türk lehçelerinden kelime alınması;
    Konuşmada, İstanbul şivesinin esas olarak kabul edilmesi.
    Yabancı sözcükler, kendi dillerinde dilbilgisi bakımından hangi türden olursa olsun, Türkçede ne olarak kullanılıyorsa, dilbilgisi yönünden o tür sayılmalıdır.
    Arapça ve Farsçadan gelen sözcüklerden, konuşma diline kadar girip yaygınlaşmış olanlar Türkçeleşmiş sayılmalı ve kullanılmalıdır.

    ŞİİR
    * Bu dönem sanatçılarının şiir anlayışıyla, Fecr-i Ati topluluğunun şiir anlayışı birbirinden pek farklı değildir. “Şiir vicdani bir keyfiyettir” düşüncesinde olan şairler genellikle bireysel konuları işlerler. Daha sonra 1917 yılında yaptıkları bir toplantıda, hece ölçüsünü kullanma, günlük konuşma diliyle yazma noktasında birleşen şairlerin, içerik konusunda her birinin ayrı bir yaklaşımda olduğu gözlenir.
    *  Bu dönem sanatçıları Divan edebiyatını Doğu edebiyatının, sonrasını ise Batı edebiyatının taklitçisi olmakla suçlarlar.
    * Şiirin dilini kendinden önceki dönemlere göre daha da sadeleştirmişlerdir.
    * Aruz ölçüsü yerine hece ölçüsünü kullanmışlardır.
    * Şiirde İstanbul ağzını kullanma benimsenmiştir.
    * Şiirlerde halk edebiyatı esas alınmış ve bu anlayışa bağlı kalınmıştır.
    * Sanatçılar eserlerinde sanatlı anlatıma yer vermemişlerdir.       
    * Milli Edebiyat sanatçıları arasında tam bir birlik yoktur. Hem konu yönünden hem de üslup yönünden farklılıklar görülür.
    * Bireysel konuların dışında halkın yaşantısı ve ülke sorunları da şiirde ele alınmıştır.
    * Eski şairlerin şiirlerindeki samimi, lirik ve mistik atmosferi şiirlerinde devam ettirmek istediler; milli geçmişe bağlanarak edebiyatın milli olabileceğini savundular.
    * Yahya Kemal, Yakup Kadri ve Salih Zeki’nin Nev-Yunanilik adını verdikleri akımda, eski yunan edebiyatını örnek almak yoluna gittiler. Bu atılımlar beklenen sonuçlan doğurmadı.
    * Bu dönemde "Hecenin beş şairi" diye adlandırılan şairler (Halit Fahri Ozansoy, Enis Behiç Koryürek, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel) hece ölçüsünün yayılmasında ve yerleşmesinde önemli rol oynadılar.
    Milli edebiyat dönemi şairlerinden başlıcaları şunlardır: Mehmed Emin Yurdakul, Ziya Gökalp, Ali Canip Yöntem, İbrahim Alâaddin Gövsa, Yahya Kemal Beyatlı, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Kemaleddin Kamu, Halit Fahri Ozansoy, Mithat Cemal Kuntay, Ahmed Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Necmeddin Halil Onan, Ömer Bedreddin Uşaklı, İhsan Raif, Şükûfe Nihal, Salih Zeki Aktay, Ali Mümtaz Arolat, Halide Nusret Zorlutuna.
     
    ROMAN VE HİKÂYE
    * Realizm anlayışı bu döneme egemen olmuştur.
    * Anadolu ve Anadolu insanı edebiyata girmiş, bir “Memleket Edebiyatı” dönemi başlatılmıştır.
    * Teknik, dil ve üslup bakımından hikaye ve roman, bu dönemde batı roman ve hikayesinin seviyesine çıkmıştır.
    * Bu dönemde bireysel konuların dışında milli ve toplumsal konulara da ağırlık verilmiştir.
    * İstanbul dışına çıkılmış, Anadolu’nun köy ve kentleri insanıyla, coğrafyasıyla ele alınmıştır.
    * Türk tarihiyle ilgili konular bu dönemde ağırlık kazanmıştır.
    * Eserlerde konular sade bir dil ve açık bir anlatımla ele alınmıştır.
    * Halide Edip Adıvar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Ömer Seyfettin gibi sanatçılarda milliyetçilik siyasi bir ideoloji olarak işlendi.
    * Halide Edip Adıvar ve Yakup Kadri gibi sanatçılar eserlerinde Kurtuluş savaşını çeşitli yönleriyle ele almışlardır.
    * Yakup Kadri eserlerinde Türk toplumunun Tanzimattan başlayarak geçirdiği toplumsal aşamaları, tasvirci ve tahlilci gözle anlatmıştır.
    Hikâye ve romancılar: Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri, Refik Halit Karay, Aka Gündüz, Ömer- Seyfettin, Reşat Nuri Güntekin. 


    TİYATRO
    * Milli edebiyat döneminde, tiyatro yeniden canlanmıştır.
    * Özel tiyatroların yanında resmi tiyatroların da kurulması için girişimler olmuştur.
    * Bu dönemde Dârülbedayi adıyla iki bölümlü (müzik, tiyatro) bir kurum meydana getirildi. Dârülbedayi’de, ilk olarak Hüseyin Suat'ın Emile Fabre'dan adapte ettiği Çürük Temel oynandı. Dârülbedayi 1926'da İstanbul Şehir tiyatrosu, 1934'te de Şehir tiyatrosu adını aldı.
    * Kuruluş amacı telif oyunlar yazılmasını teşvik olan Dârülbedayi'de oynanan eserlerin çoğu hafif komedi ve vodvil, bir kısmı da manzum dramdı. 
    * Oyunlar, zayıf teknikli olmasına karşılık dil ve üslûp bakımından başarılıdır.
    * Bu dönem tiyatro yazarları: İbnürrefik Ahmed Nuri Sekizinci, Musahipzade Celâl, Aka Gündüz, Reşat Nuri Güntekin, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel...
     
    EDEBİYAT TARİHİ VE TENKİT
    * Türk edebiyatı tarihi konusunda en verimli çalışmalar milli edebiyat döneminde başladı.
    * Bu dönemde Fuat Köprülü, Türk edebiyatını, şuara tezkireleri anlayışından kurtararak destanlar çağından bugüne kadar olan dönemi bir bütün halinde ele aldı.
    * Ali Canip Yöntem, edebiyat ve edebiyat tarihi konularında yaptığı çalışmalarıyla tanındı.
    * Mithat Cemal ve İbrahim Alâaddin de monograik incelemeler yaptılar.
    * Bu dönemin öteki edebi tenkit ve polemik yazarları arasında Hamdullah Suphi, Yakup Kadri, Raif Necdet sayılabilir.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Kapak Resmi
Milli Edebiyat Dönemi Yazar Tablosu
Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin